Şişmanlık (Obezite)
Çağın hastalığı olup, vücutta, sağlığı bozacak şekilde yağ birikimi olarak tanımlanır. Kalıtsal yatkınlık, hareketsiz yaşam, kalorisi yüksek yiyecekleri tüketme nedeniyle kilo alınır. Şok diyetler, öğün atlamak, gece yatmadan önce yeme, alkol alma davranışı kilo alımına neden olur. Psikolojik sorunlarda, aşırı stresli durumlarda bazı kişiler kendilerini yemeye vererek rahatlar. Yeme bozukluklarında kilo alımına rastlanabilir. İnsülin direnci, hipoglisemi atakları, şeker hastalığı, Cushing hastalığı, cinsiyet hormonları eksikliği, polikistik over, beynin hipotalamus bölgesinde tümör, tiroit bezinin az çalışması (hipotiroidi), down sendromu gibi kalıtsal hastalıklarda vücuda yağ birikimi olmaktadır. Şişmanlık birçok hastalığa neden olmaktadır. Tansiyon yüksekliği, kolesterol yüksekliği, kalp damarlarının daralması, kalp krizi, damar sertliği, damar tıkanıklığı, beyin damarlarında daralma, felç, insülin direnci, şeker hastalığı, karaciğer yağlanması, safra kesesi hastalıkları, safra taşı, uyku apnesi, astım, nefes darlığı, adet düzensizlikleri, aşırı kıllanma, kısırlık, varis, hemoroit ve kanserlerin görülme oranı artar. Kilonun fazla oluşuna bağlı olarak eklemlerdeki yük oranı da fazla olmaktadır. Buna bağlı olarak fıtık ve eklem kireçlenmesi görülür. Bazı ilaçlar (kortizon, depresyon ilaçları) şişmanlığa neden olmaktadır. Şişmanlarda ameliyat riskli geçer. Her türlü hastalıkta ölüm oranı fazladır. Şişman bir insanın psikolojisi; Bulimia nevroza ve anoreksiya nevrozu gibi yeme bozuklukları görülebilir. Kilolar takıntı haline gelebilir. Aşırı kilo nedeniyle toplumdan dışlanabilirler, depresyon gelişebilir.
Şişmanlık nasıl değerlendirilir; vücut kitle indeksi hesaplanır. Ağırlık (kg), boy karesine (m2) bölünerek elde edilir. Örneğin vücut ağırlığı 80 kg olup boyu 1.60 m ise; boyun karesi 1.60x1.60 çarpımından 2.56 m2 bulunacaktır. 80:2.56=31.25 kg/m2 elde edilir. Vücut kitle endeksi 30 üzerinde ise şişman Kabul edilir. 25-29,9 arası fazla kiloludur. 40 üzerinde olanlar aşırı şişmandır. Normal kilo için ise18,5-24,9 Aralığı olmalıdır. Karın çevresinde biriken yağlarda kalp hastalıkları riski artmaktadır. Kadınlarda bel çevresi 88 cm, erkeklerde 102 cm’den fazla ise şişmanlığa bağlı hastalıkların görülme oranı çok yükselir.
Şişmanlığa neden olan hastalık varsa, hastalığın tedavisi yapılmalıdır. Diyetisyen gözetiminde diyet yapılır. Posalı yiyecekler, ara öğünler, kızartma ve ara öğünlerden uzak durmalıdır. Haftalık yarım kilogram ile 1 kilo vermek yeterlidir. Şok diyetler, uzun açlıklar vücut dengesini bozar. Mineral ve vitamin eksikleri olur. Şeker ve tansiyon düşüklüğüne bağlı baş dönmesi, bayılma görülebilir. Bu bayılmalarda kafa travması ve buna bağlı beyin kanaması ortaya çıkabilir, hatta ölüme neden olabilir. Kalp krizi, ritim bozuklukları, böbrek hastalıkları şok diyetlere bağlı olabilir. Su, kalori yakımında en iyi yardımcıdır. Özellikle düşük kalorili atıştırma yapanların daha az yemek yedikleri ve sayede kilolarını daha iyi korudukları gösterilmiştir. Proteinin daha fazla tüketilmesi metabolizmayı hızlandırmaktadır. Çünkü vücudumuz protein sindirirken karbonhidratlara göre daha uzun tokluk sağlarlar. Bu nedenle, öğünlerde yağsız proteinden zengin gıdalar tercih edilmelidir. Yağsız biftek, balık, tofu, kuruyemiş, fasulye, yumurta ve proteinden zengin gıdalardır.
Zayıflamada yardımcı gıdalar: Yoğurt, Kinoa, Tarçın, Acı biber, Yeşil çay ve yerba mate ( Paraguay çayı), Greyfurt, Karpuz, Kırmızı veya yeşil acı biber, Elma ve armut, Üzüm, Dutsu meyveler, Çiğ sebzeler, Yumurta, Kahve, Yulaf ezmesi, Kısır, Çorba, Salata, Elma sirkesi. Zayıflamada yapılan diyet ve uygulama hataları: Şişmanlıktan kurtulma, aşırı kiloların verilmesi, günümüzde birçok insanın önemli sorunudur. Şişmanlık, kalp damar hastalığı, şeker hastalığı, eklem bozuklukları ve kireçlenme hastalıkların görülme sıklığını arttırır. Zayıflamak için hayat tarzında temel değişiklikler yapılması gereklidir. Bu değişikliklerin yapılmasında en önemli sorun iştahın baskılanması, metabolizmanın hızlandırılması ve yağ yakımının arttırılmasıdır.
Yıkıcı diyetle; her gün aynı yiyeceğin dışında bir şey yememek gerekir. Bu diyet kısa sürede işe yarar gibi görünür. Fakat vücut bu ağır diyet karşısında savunmaya geçer ve bir süre sonra metabolizmasını yavaşlatarak kalori harcamasını kısıtlar. Kalorinin yavaş harcanması da geri teperek kişinin bir süre sonra eskisinden daha fazla kilo almasına neden olur. Kahvaltının azaltılması, öğle yemeğinde daha fazla yenmesine neden olur. Hesapsız atıştırma yapılmamalıdır. Fındık, fıstık, ceviz ( günlük) bir avucu geçmeyecek. Düşük yağlı gıdalar tüketilmelidir. Tabağınıza düşük yağ içeren kekle doldurursanız, alacağınız kaloriden daha fazlasını almış olursunuz. Diyet içeceklerden su en iyi dostumuzdur. Süt ürünleri ve fastfood yiyecekler kısa sürede kilo alımına neden olmaktadır. Gerçekçi olmayan hedefler konulmamalı, haftada bir defa tartılmak normaldir.
Metabolizma cinsiyet, genetik ve yaşla ilgilidir. İnsanlar cinsiyet, yaş ve genetiği değiştiremez ana yaşam stilini değiştirebilirler. İnsanların kas kitlesini arttırıcı egzersiz yapmaları çok önemlidir. Çünkü istirahat esnasında kas kitlesi, yağ kitlesine göre daha fazla kalori yakar. Bu nedenle, dirence karşı yapılan egzersiz ile kas kitlesi ve dolayısıyla metabolizma hızı arttırılır. Gün içinde mutlaka spor yapmalı ve kas kitlesi korunmalıdır. Spor, diyetten daha önemlidir. En basit egzersiz, haftada 3-5 gün yarım saatlik tempolu yürüyüş yapılmalıdır. Zayıflamada ise, egzersiz yapılmazsa yağ dokusundan % 25, kas dokusundan %75 kayıp olur. Bu da zayıfladığımızda vücudumuzun ciddi deforme olmasına, sağlıklı görünüşümüzün bozulmasına neden olur.
Konjuge Linoleic Asit (CLA), Lif takviyeleri, L-tanin, Krom
Citrullus Lanatus - Karpuz, Tarçın, Acı Biber, Dut, Çilek, Elma, Armut, Üzüm, Yaban Mersini, Ahududu, Yeşil Çay, Kuşburnu, Huş Ağacı, Kişniş, Sinameki.