Sara (Epilepsi)
Beyinde milyarlarca nöron bulunmaktadır. Sinir hücrelerine nöron denir. Nöronlar arasındaki bağlantı noktalarına sinaps denir. Uyarılar, iletiler elektriksel aktivite şeklinde nöronlarla taşınmaktadır. Sinapsa gelen elektriksel uyarılar, kimyasal maddelere dönüşerek sinapsın diğer ucundaki nörona aktarılır. Sara hastalığında nöronlardaki elektriksel aktivite artmıştır. Buna bağlı olarak nöronlarda geçici işlev bozukluğu ortaya çıkması epilepsi hastalığına neden olur. Epilepsiye neden olan birçok hastalık vardır. Beyin tümörü, beyin kan damarlarının tıkanmaları, beyin kanaması, beyin iltihapları, kafa travmaları. Alzheimer hastalığı, hormonal bozukluklar (tiroit hastalıkları gibi),beynin doğuştan gelen yapısal bozuklukları, üremi, doğuştan gelen genetik hastalıklar gibi nöronları etkileyen bütün hastalıklar epilepsi nedenidir. Hamilelik esnasında annenin ilaç, uyuşturucu ve alkol kullanması, iltihaplı hastalıklar geçirmesi, doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalması, kordon dolanması, beyin iltihapları, beyin kanaması, iltihaplı hastalıklarda ateş yüksekliği bebek ve çocuklarda epilepsiye neden olur. Kan şekeri düşmeleri, ateşli hastalıklar, ışıklı uyaranlar bilgisayar, tv, telefon),uzun süren açlıklar, uykusuzluk, sıvı kayıpları (ishal, kusma v bile),mineral dengesizlikleri, alkol, uyuşturucu, adet dönemleri, aşırı çay-kahve, epilepsi ilaçlarını düzensiz kullanmak nöbetlerin ortaya çıkmasını kolaylaştıran faktörlerdir. Nöronlardaki aşırı elektriksel uyarı beynin tümünde ortaya çıkarsa, jeneralize nöbet adını alır. Beynin bir bölgesinde ortaya çıkarsa, parsiyel veya basit nöbet denir. Bu nöbetler beyinde bir bölgede başlayıp tüm beyine yayılma şeklinde olabilmektedir.
Sara nöbetten bir kaç saat önce aura dediğimiz ön belirtiler oluşabilir. Işık parlaması, göz kıpıştırma, kulak çınlaması, baş ağrısı, değişik kokular alma, farklı sesler duyma ağızda farklı tat hissetme, ağız şapırtma, diş gıcırtma, karıncalanma, ayak salama gibi beynin tutulan bölgesine göre değişik ön belirtiler görülebilir. Bu belirtilerden sonra hasta bilincini kaybederek yere düşer. Kol ve bacaklarda kasılmalar, nefes alamam olur. Nefessiz kalan hasta morarır ve kasılmaya bağlı olarak dilini ısırır. Ağızdan köpük gelebilir. Hasta idrarını ve dışkısını kaçırabilir. Hastanın kasılmaları bir kaç dakika içinde sona erer. Hasta nöbet geçirdiğinin farkında olmaz, hatırlamaz. Nöbet sonrası şaşkın ve uyku halindedir. Bir kaç saat boyunca yorgunluk, sersemlik hissi devam eder. Bu şekildeki nöbetlere, yaygın jenarelize nöbet denmektedir. Arka arkaya nöbet geçirilmesi ile beyin ve kalp uzun süre oksijensiz felç ve kalp krizlerine, hatta ölüme neden olabilir. Sara nöbetinin çok uzun sürmesine epileptik status (status epileptekus) denmektedir. Beynin belli bir alanının tutulmasına bağlı nöbetlerde bir kaç saniye süren çok kısa ve geçici bilinç kaybı ve buna bağlı donuk, anlamsız boş bakışlar olabilir. Göz kırpma, ağız şapırdatma, bazı adalelerde kasılma, dengesiz hareket oluşur. Bu belirtilerden biri ya da bir kaçı olabilir. Hasta sıcak bir nesneyi üzerine dökebilirse yakabilir. Hasta geçirdiği nöbeti hatırlamaz. Bu tür insanlar sakarlıkla suçlanabilir. Beynin elektriksel aktivitesinin değerlendirilmesi için elektroensefalografi (EEG) çekilir. Beyin MR’I çekilerek tümör, yapısal bozukluklar ve diğer hastalıklar değerlendirilir. Kan şekeri, kan mineralleri, üre, keratinin gibi tetkikler yapılarak başka hastalıklar araştırılır.
Tüm hastalar gibi sağlıklı yiyecekler taze sebze ve meyve tüketmeliler. Süte karşı alerjisi olanlar tüketmemeli. Oruç, antik çağlardan beri nöbetleri önlemek için kullanılmıştır. Ketojenik diyet uygulanmalıdır. Diyet yaparken bir doktor ve/veya sertifikalı diyetisyen tarafından çok yakından takip edilmelidir. Alkol, anti-epileptik ilaçlar ile etkileşime girerek, nöbete neden olabilir. Gıda alerjileri ile ilişkili olabilen migren baş ağrısı, hiperaktif davranışlar ve karın ağrıları olan çocuklarda nöbet gelişebilir.
Düzenli uyku programına uyulmalıdır. Günün aynı saatinde uyumaya alışılmalıdır. Her hangi bir doktora gidildiğinde nöbet bilgisi verilmelidir. Nöbet günlüğü tutularak tarih, tip, sıklığı, süresi ve aura açıklaması gibi nöbetin özelliklerini içeren detaylar not edilmeli, doktora iletilmelidir. Nöbeti olan çocuklara çizgi filim seyretmeleri engellenmelidir. Egzersiz, gevşeme teknikleri, nefes alma, meditasyon teknikleri önemlidir.
Besin takviyeleri ve bitkisel destek yerine, tıbbi tedavileri bırakmamalı. B6 Vitamini (piridoksin), Folik Asit, B1 Vitamini (Tiyamin), Magnezyum, Manganez, Çinko, E Vitamin, Selenium ve Diğer Antioksidanlar, Melatonin.
Plantago Lanceolata - Sinirli Ot, Beşparmak Otu, Bostan Bozan Otu, Kişniş Otu, Kantaron Çiçeği, Kakule, Propolis, Sığırkuyruğu, Kırlangıç Otu, Isırgan Tohumu.