Bacak Ülserleri
Bacak ülserleri yaklaşık %70 toplardamar (venüz) hastalıklarına, yaklaşık %20-25’I atardamar (artiriyel) yetmezliklerine, az bölümü de her ikisinin birlikte olduğu damarsal bozukluklara bağlıdır. Geri kalan bacak ülserleri enfeksiyon, kanser, damar iltihabı (vaskülüt) ve diğer nadir hastalıklara bağlı gelişir. Özellikle yaşla birlikte artış gösterir ve 65 yaş üstü sıktır. Bu yaş grubunda genellikle bacak ülserlerine diğer sağlık sorunları da eşlik eder. Toplardamar bacak ülserleri, toplardamar basıncının yüksekliği sebebiyle kapak yetersizliği, toplardamar tıkanıklığı veya baldır kas pompa fonksiyonu yetmezliği sonucu gelişir. Bunların iyileşmesi aylar alır, ayrıca tekrarlama eğilimindedir. Tekrarlama riskinin azaltılması için ameliyat veya destekleyici-sıkıştırıcı çorapların yaşam boyu kullanımı gereklidir. Venöz bacak ülseri olan hastalar stres, ağrı yaşayabilir. Atardamar yetersizliği nedeniyle gelişen bacak ülserleri, en sık olarak şeker hastalığı olan ve sigara içen yaşlılarda görülür. Yetersiz dolaşıma bağlı gelişen bu ülserlerde farklı damarlardan yeni gelişen damarlar olmadıkça iyileşme olmaz. Şeker hastalarında damarların tıkanması veya darbe, yanık sonucu diyabetik ayak meydana gelir. Bacaklardaki yetersiz kan akışı nedeniyle gelişir. Yara iyileşmesi 1 ayı geçtiği zaman kronik, yani müzmin olarak kabul edilir. Şeker hastalığı, şişmanlık, kansızlık, böbrek yetmezliği, tansiyon yüksekliği, felç, bağ dokusu hastalıkları, karaciğer hastalığı, damar tıkanıklığı, kalp yetmezliği varlığında yara iyileşmesi gecikir. İleri yaş, beslenme bozukluğu, sigara kullanımı, vitamin ve mineral eksiklikleri iyileşme sürecini geciktirir.
Varise bağlı ülserler, diz altı bacak kısmında ve sıklıkla bilek çevresinde görülür. Ayakta ülsere nadiren rastlanır. Atardamar ülserleri, deri ve deri altı dokusunun yetersiz kan dolaşımı sonucu hasara uğradığı çevresel atardamar hastalığının sonucu gelişir. Ağrı, özellikle efor sarf edildiğinde veya bacak yükseğe kaldırılırsa görülmektedir. Atardamar tıkanıklığına bağlı yaralar ayak ve ayak başparmağında sık görülür. Şiddetli ağrıya neden olur, ayrıca atardamarın tıkandığı bölgede hissizlik bulunur. Şeker hastalığına bağlı ayak yaralarına diyabetik ayak denir. Dar ayakkabı, tırnakların çok derinden kesilmesi, topuk çatlakları, yanıklar yara gelişimini kolaylaştırır. Damar tıkanıklığı yaraları görülür. Karaciğer, böbrek testleri, kan şekeri, tam kan sayımı bakılır. Bacakta damarsal yapılar Doppler ultrason ile değerlendirilir. Varis çorabı veya basınç bandajı gibi sıkıştırma tedavisi toplardamar ülseri için tedavi yöntemidir. Açık yarası olan hastalarda basınç yapan çorap kullanılmaz, yara bakımı yapılır. Uzun süre ayakta durma ve oturma önerilmez. Ayaklar sık sık yükseğe kaldırılarak kanın akışı sağlanmalıdır.
Dengesiz ve yetersiz beslenme yara yeri iyileşmesini azaltır. Rafine tuzdan uzak durmalıdır (ölçülü olarak doğal, kristal kaya tuzu kullanılabilir), yağlı gıdaların azaltılması büyük önem taşır. Alkol tüketimi varsa, bundan uzak durmalı. Sigara içilmesi dolaşım bozacağı için, bırakılmalıdır. Uyku bozukluğu ve sosyal iletişimde azalmanın engellenmesi için gerekirse psikiyatrik tedavi yardımcı olur.
Diosmin, Bromelain ve diğer Fibronolitik etkili gıdalar.
Aesculus Hippocastanum - At Kestanesi, Ekinazya, Propolis, Meşe Kabuğu, Tıbbi Nergis, Portakal, Biberiye, Zencefil, Mabet Ağacı, Üzüm Çekirdeği.